Hafıza Eğitimi ile tanışmam 2000’li yılların başlarında olmuştu. Hafıza eğitiminde beynin sağ ve sol loblardan meydana geldiğini bir lobun matematik ve mantık ağırlıklı çalışırken diğer lobun ise müzik, ritm, hayal gücü, renkler ve espri yönünün daha ağırlıklı çalıştığını öğrenmiştim.
Daha sonra bu alana ilgi duyduğum için hafıza eğitimiyle ilgili 2-3 kitap edindim. Bu kitaplardaki bilgi ve uygulamalar bana öğrendiklerimi eğitim alanında kullanmanın çok faydalı sonuçlar sağlayacağını gösterdi.
Hemen öğrendiklerimi hayata geçirmeye karar verdim. Sınıfımdaki istekli öğrencilerden bir grup oluşturarak çalışmalara başladım. 1999 yılı sonunda ve 2000 yılı başında öğrencilerle birlikte Eskişehir’de Kanal 26 TV’de “Hafıza” gösterileri yaptık.
Bu arada bir arkadaşın verdiği bir broşürle “Mega Hafıza” sahibi Melik Safi Duyarı ve “Hafıza Eğitimi” setlerini tanıdım. Tüm setleri alarak incelemeye başladım. 2000 Yılı Ekim ayında da Mega Hafıza sahibi Melik Safi Duyar’dan randevu alarak görüştüm. Hafıza Eğitimi setlerinden öğrendiklerim ışığında o yıllarda daha tasarım safhasında olan projelerimi Melik Bey’e anlattım. Onun da projelerimi mantıklı bulması üzerine hem hafıza çalışmalarına devam ederek 2001 yılında Kütahya’da faaliyet gösteren Kanal 43 TV’de hafıza gösterilerine devam ettim hem de matematik alanında matematiği eğlenceli hale getirme çalışmalarına devam ettim.
Yaptığım uygulamaların öğrenciler tarafından çok sevilmesi üzerine bu çalışmaları daha da çeşitlendirmeye karar verdim. Bunun sonucunda kendi imkanlarımla “Noter Tasdikli Tekerlemeli Çarpım Tablosu”, çarpım tablosu öğretiminin ipuçlarını gösteren “Süper Çocuklar “ şarkısını; daha da sonraları “Sayı Treni” şarkılarını yaptım. Şu anda 20’ye yakın çalışmama ekonomik nedenlerle şimdilik ara vermek zorunda kaldım. İnşaallah şartlar oluştuğunda çalışmalarıma kaldığım yerden devam edeceğim. O sıralar yaptığım çalışmalar anlaşılmayıp şüphe ile karşılansa da daha sonraki yıllarda medyada konu ile ilgili çıkan haberler benim bu çalışmaları başlatmakta ne kadar doğru bir iş yaptığımı ortaya koymuştu. Hatta Eskişehir’deki yerel ve ulusal basında görevli gençler ve bazı dostlar “ Hocam, insanlar baştan sana gülüyordu ama senin söylediklerin birer birer gerçekleşiyor.” diye itiraflarda bulundular.
Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikri Akdeniz’in “Matematiği Oyunla Sevdirin” çalışması, Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Şevket Civelek’in yaptığı araştırmada, başarısızlığın temelinde öğretmenlerin matematiği sevdirmemesinin ana neden olduğunu ortaya koyması ve öğretmenlere öğrencilerin sıkılmaması için matematik konularını “esprili bir şekilde anlatmayı” tavsiye eden haberi ve Uluslararası Matematik Proje Yarışması’nda dünya ikincisi olan Özel Servergazi Fen Lisesi 2. sınıf öğrencisi Bekir Danış, matematikte başarılı olmasının sebebini öğretmeninin matematiği sevdirmesine bağlaması araştırmamı doğruluyor. 6. sınıfta öğretmeninin eğlenceli matematik sorularıyla matematiği sevdirdiğini söyleyen Danıiş, bu sayede dersten zevk almaya başladığını anlatıyor.
20 Eylül 2006 tarihli medyada çıkan bir haberde Kanada McMaster Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı bir araştırma sonuçları, müzik derslerinin çocukların hafıza ve öğrenme yeteneklerini geliştirdiğini ortaya koyduğunu ifade ediyordu.
ABD’de 1944`ten bu yana otizmden depresyona pek çok psikolojik rahatsızlığa karşı müzikle terapi yöntemi uygulanıyor
Terapistler müzik dinlerken ya da yaparken beyin ve bedenin uyarıldığını açıklıyor. Berklee Müzik Terapisi Programı`nın kurucusu ve başkanı Suzanne Hanser, müziğin duyulduğu an, kişileri direkt olarak duygusal ve fiziksel anlamda etkilediğini belirtiyor. Programın öğrencilerine göre, yöntem hem bir çeşit sanat, hem de tıbbi bir bilim. (Radikal 27/07/2006 )
Benim de yaptığım uygulamaların öğrenci ve velilerde bıraktığı olumlu sonuçlar bana yaptığım çalışmaların ne kadar doğru olduğunu gösteriyordu. Farkına vardığım diğer bir gerçek de hayatın her alanında yer alan müzikten, matematikte ve eğitimde yeteri kadar faydalanmadığımız gerçeği idi. Gelin müzik hayatın hangi alanlarında kullanılıyor, bir göz atalım:
Hayatımız Ve Müzik
1-Sporda : Kocaman, kocaman adamlar takımlarının marşlarıyla coşuyor, şovlar yapıyorlar.
2-Dini duyguları telkinde ( özgün müzik, ilahi ) müzik sıkça kullanılıyor.
3-Eğlencede : Çocuklara eğitim ve öğretim amaçlı müzik yapmamız için yardım etmeyen kocaman ve kodaman adamlarımız ”Manda yuva yapmış söğüt dalına” türküsünü duyunca yerinde duramayıp piste fırlıyor.
4-Tıpta : Ruhsal sorunlarda ve otistik çocukların tedavisinde.
5-Reklamlarda ürünleri tüketiciye pazarlamak için. Amaçlarına fazlasıyla ulaşıyorlar da…
6-Seçimlerde partiler seçmeni tavlamak ve avlamak için müziği araç olarak sonuna kadar kullanıyorlar.
Bu kadar alanda kullanılan müzik matematikle dargın mı acaba? Siz hiç matematikten bahseden bir şarkı duydunuz mu? Bir dakika özür dilerim. Var, tamam var! ”Kendimden kendimi çıkardım. Sıfır kalmaz. Matematik yalan söylüyor hocam.” Tuh ! Bir tane var, o da matematiği kötülüyor.
Çevremizde toplumun her kesiminden ve her zaman “Matematik bize hayatımızda ne zaman lazım olacak? “ sorusuyla sık sık karşılaşmışızdır. Çocuklarımıza bazen çap pat, çoğu zaman da eveleyerek geveleyerek nerede lazım olacağını anlatmaya çalışmışızdır. Bir de ezber yüzünden matematikten başarısız olmuş çocuklar için bu soru matematikten birer kaçış yolu olarak ortaya çıkar. Futbol takımlarının nerdeyse hepsinde takımı coşturmakta için onlarca marş yazılıp söylendiği halde matematiğin hayatta kullanıldığı yerleri anlatan bir şarkımız bile maalesef yoktur.
Eskişehir’de 2007 yılında çarpım tablosunu ezberlemede sıkıntı yaşayan bir anne ezbersiz öğrenme için benden yardım istemişti. Evlerine gittiğimde “Hocam, kızım matematik bana hayatın neresinde lazım olacak diye soruyor. Ben de dilimin döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Lise mezunu olduğum halde verdiğim cevaptan ikna olmuyor.” diyerek yardım istemişti. Ben de sözleri ve bestesi kendime ait ama maddi imkansızlıklardan dolayı müziğini yapamadığım aşağıdaki şarkıyı kızımıza söylemiştim.
Her Yerde Matematik
Pazarda matematik,
Sporda matematik,
Her zaman söyleriz,
Şarkıda matematik.
Her şeyde matematik,
Beynimiz otomatik,
Her zaman söyleriz,
Şarkıda matematik.
Şarkıyı dinledikten sonra annesine “Matematik bize hayatın neresinde lazım olacak ? “ diye soran kızımız sus pus olmuş, kıs kıs gülüyordu.
Öğretmenlik yaptığım yıllarda yaşadığım bir hatıra esprili anlatımın önemini bana çok güzel göstermişti.
Medyada çıkan bir haberde de Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikri Akdeniz, yaptığı açıklamada, öğrencilerin büyük çoğunluğunun matematik dersinden korktuklarını ve bunun da eğitim başarısını olumsuz yönde etkilediğini kaydetti. Dersteki başarının devamlılık ve ezberden uzak kalma ile yakından ilgili olduğunun altını çizen Akdeniz, şöyle konuştu:
``Matematik bir piramide benzer. Temel yoksa, bir kat yukarı çıkamayız. Bu nedenle derslerde geri kalmamak son derece önemlidir. Bir ay yaşanan sıkıntı sonucunda öğrenci, bütün eğitim hayatı boyunca derslerinde güçlük çekecek ve hata yapma endişesi nedeniyle matematikten korkacaktır.``
Matematik derslerinin ezberden uzaklaştırılması ve bilimsel düşünme gücünün kazandırılmasının önemine değinen Akdeniz, ``Çocuğunuzun matematiği sevmesini istiyorsanız, ona oyun oynatın. Satranç gibi oyunlar, bilimsel düşüncenin gelişmesini sağlar. Yapacağı hamlede düşünmeyen kişi matematiği sevmez. Çocuğa yenmenin zor olduğunu, bunun için uzun süre düşünmek gerektiğini kavratmalıyız. Bu başarının önünü açar`` diyordu.
Bir yerde çocuk ve oyun varsa müziğin de oyunun ayrılmaz bir parçası olduğunu biliyoruz. Bırakın çocukları biz yetişkinler bile müziği duyduğumuzda kanımız kaynıyor,yerimizde duramıyoruz. Diğer yandan bir çok anne ‘’Çocuklarımız daha okula başlamadan bir çok şarkıyı kolayca öğrendikleri halde derslerde neden sıkıntı yaşadıklarını anlamakta zorlanıyoruz.’’ diye dert yanıyor.
Yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları önümüzdeki yıllarda müziğin matematik öğretiminde daha etkin ve yaygın olarak kullanılması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu konudaki çalışmalar şüpheyle karşılanıp çok yavaş yürüse de inanıyorum ki elde edilen olumlu sonuçlar yapılan çalışmaları daha da hızlandırıp yaygınlaştıracaktır.
Eğitimci -- Yazar Necip GÜVEN
necipguven2008@gmail.com
12 Mayıs 2010 Çarşamba
Matematik Korkusunu Nasıl Yenebilirim ?
``Matematik korkusunu nasıl yenebilirim ?`` sorusuna verilebilecek tek bir cevap veya verilebilecek özel bir hap yoktur.Nasıl doktora giden hastaların hastalık nedenleri ve tedavileri farklı ise matematik korkusunun oluşma nedenleri insandan insana farklı ve çözümleri de farklı olacaktır.Burada yapacağımız değerlendirmeler genel olacaktır.
Şimdi önce basit ve yüzeysel korkuları ele alalım.Matematik konusunda çok kötü anıları olmayan ve toplumdaki genel korkudan etkilenmiş olupta başarısız olanlardaki korku yüzeysel olup bu durumda olanlar kitaplarımızı alıp okurlarsa daha faydalı olmakla birlikte kitaplarımızı almadan da yalnız hikayeler.netteki ve kişisel web sitemizdeki yazıları okuyarak bu korkuyu aşabilirler.Bu türe örnek olarak aşağıdaki öğrencileri gösterebiliriz.
Merhaba ben Sıla, matematikten çok korkuyorum. 6. sınıfa gidiyorum. Derslerde başarılıyım ama sınav önüme gelince ağlayacağım çıkıyor ve ağlıyorum, dikkatimi sınava veremiyorum. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Yorum yazan: sıla | Mayıs 6, 2008
Merhaba Sıla .Siteyi bölüm bölüm, şiirler de dahil sabırla sonuna kadar oku.Aradığın cevabı bu yazıların birinin içinde mutlaka bulacaksın.Daha sonra da benim ”Matematikle Barışıyorum” kitabımı okursun…Ondan sonra da olusun bir füze … Daha sonra da yaşadığın güzel gelişmeleri sitemizin yorum köşesinde paylaşırsın. Korkularının yendiğinde başarılı olacağına inanıyorum.Eğer yaşadığımız her başarısızlık hayatımızın sonu olsaydı çevremizde çok az başarılı insan olurdu.
Sana bir sır vereyim mi? Ben bile öğrenciliğimde çok parlak bir öğrenci değildim.Daha sonra zar zor okuyup öğretmen oldum.Öğretmenken kitap okuyarak kendimi geliştirdim.Ve ”Matematikle Barışıyorum” adlı kitap bile yazdım.Yıllar sonra rastladığım okul arkadaşlarıma yazdığım kitabı gösterince şaşkınlıktan gözlerinin fal taşı gibi açılışını senin de görmeni isterdim.Daha sonra ”Bu kitabı hakikaten sen mi yazdın?” diye şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar.Sana inanıyorum ve bir daha ki sefere güzel haberlerini, bekliyorum.
Necip GÜVEN Eskişehir
Merhaba ben Sıla, daha önce yardım istemiştim, bana çok yararı oldu.Matematikten artık korkmuyorum ,sınav notlarımda düzeldi.Size çok teşekkür ederim darısı diğer arkadaşlarımın başına .... Yorum yazan: sıla | Haziran 9, 2008
Harikasın Sıla,Nasıl başardığını yaz da arkadaşlarına da faydan olsun.Çünkü sizin söyledikleriniz benimkinden daha etkili oluyor.Bir de benim kitabımı okusan daha inanılmaz işler yaparsın.Sizlerden güzel haberler aldıkça doya doya sevinç gözyaşları dökeceğim.Biraz sulu gözlüyüm de..
13 yaşındayım matematik dersine o kadar çalışmama rağmen hiç aklıma bir şey girmiyor. Ne olur yardımcı olun.çok zorlanıyorum. ( Büşra 12 Kasım 2008 )
Necip öğretmenim ben 13 yaşındayım.Büşra arkadaşımla aynı sınıftayım.Matematiği bana Hümeyra öğretmenim sevdirdi fakat bu sene ne kadar çalışsam da hiç bir şey anlayamıyorum .Bunun kendimden kaynaklandığına inanmıyorum, çok çaresizim. ( Buket 12 Kasım 2008 )
Cevap :Büşra ve Buket Hanımlar Merhaba .Hemen iyi gelecek mucize hapımız yok.Sitemizdeki yazıları sabırla okuyun.Çünkü erkekler belki öğrencilik kurtulabiliyor ama bayanlar için kolay kolay kurtuluş yok. Çünkü ne kadar kaçarsan kaç bu gün öğrenci, yıllar sonra da anne olarak karşına çıkacak.İnanmazsan sitemizdeki yazıların sonundaki yorumları okuyun.Çünkü yardım isteyenlerin çoğu çaresiz oldukları için çocuklarına nasıl yardımcı olmaları gerektiğini soruyorlar.Sabırla sitemizi izlemeye devam edin, çünkü içindeki korkuları yenip uçuşa geçmek için önce içindeki korku buzlarını yavaş yavaş eritmeniz gerekiyor.Haydi Büşra , haydi Buket inanırsanız ve gayret ederseniz başarırsınız. Başardıktan sonra da matematikle ilgili güzel haberlerinizi sitemizin yorum bölümüne yazarsınızz.” Matematikle Barışıyorum” kitabımı alıp okursanız o zaman daha da faydalı olur.Ama alma şansınız yoksa sitemizdeki yazıların hepsini yavaş yavaş, sindire sindire okumanız da yeterli olur.Aradığınız yazı hangisi ben bilemem ama yazılardan mutlaka biri size yol gösterecektir. Nasıl herkesin hastalığına farklı ilaçlar iyi geliyorsa her öğrenciyi etkileyecek yazı farklı oluyor.Büşra, Buket Hanımlar pes etmeyin , inanırsanız başarırsınız !
Öğretmenim gerçekten benden kötüleri de varmış.Buket ile beraber bir kitap aldık , süper öğretiyor.Sizin de sayenizde yazılıdan yüksek not aldım.Çok teşekkürler …(Büşra, Buket 2 Aralık 2008 )
Buket’ten Yeni Yıl Mesajı !
Öğretmenim sağ olun matematiğimi düzelttim ama daha da düzelteceğim. Sınıfımdaki en yüksek not benim. Bütün arkadaşlarım bunu nasıl yaptığımı sordular. Ben de Necip öğretmenin sayesinde dedim. ÇOK ÇOK TEŞEKÜR EDERİM, BAŞARIM SİZİN SAYENİZDE 97 ALDIM. 6 Ocak 2009
İkinci bölüme girenlerde matematik korkusunun temelleri çok derinlerde olduğu ve kronik bir hastalık gibi çok ilerlediği için bu durumda olanların bu durumdan kurtulması için kitaplarmızı da alarak okuması ve Rumuz Antepli Şahin gibi matematik korkusunun oluşma nedenin doğru şekilde teşhis etmesi lazımdır.Nasıl hastalıklarda teşhis doğru olmayınca tedavi için kullanılan ilaçlar boşa gidiyorsa o kişinin yalnızca yazılarımızı okuması maalesef yeterli olmuyor.Bu duruma en iyi örnek Rumuz Antepli Şahin’dir.
Kitaplarımı alan Antepli Şahin daha kitabı bitirmeden matematik korkusunun neden oluştuğunu fark ederek bizimle paylaştı.
Necip Hocam, kitaplarınızı okumaya başladım.Bir noktayı buldum ; demek ki benim yıllarca matematikçi dediğim kişiler birer matematik öğreten kişilermiş.Demek ki ben onları gözümde çok büyütmüşüm hocam.Bu küçük bir izlenimdi....
Kitabı okuyup,değerlendirmelerimi yapacağım hocam.Bana lazım olan soru bankaları konu anlatımlı kitaplar değilmiş, bana lazım olan korkumu yenecek bu kitapmış. Tekrar çok teşekkür ederim hocam.Emeğinize sağlık, bakalım daha neler neler var ?
İYİ AKŞAMLAR HOCAM… 19 Kasım 2009
MATEMATİK GEÇMİŞİM !
Hocam dün kitapta bir yazı okudum Elif Dinçer adında bir bayanın yazısıydı.Bende acayip bir bilinçaltı fırtınası , bir korku bir heyecan yarattı.Tamda beni açıklıyordu. Matematik geçmişimden size bahsetmek istedim.Bu arada kafanızı şişiriyorum hocam kusura bakmayın.
İlkokul 3 sınıfta çarpma işlemi vardı matematik dersimizde.Sınıf öğretmenimiz bir o kadar yaşlı ve hayatından bıkmıştı bu bıkkınlığı bize uygulardı.Dün hatırladım 10 yıldan sonra dün o yazı aklıma getirdi.
Hiç unutmam bir matematik dersi öncesi bahçede arkadaşlarım matematikten ne yapacağız diye üzülüyor kimileri öğretmenimizin sopasından korkuyor kimileri kaçmak için okul duvarına bakıyor.
Derse girdik öğretmenimiz bizi tahtaya kaldırdı.Ben titreye titreye tahtaya kalktım, küçüktüm o zamanlar, çarpma işlemi yazmıştı tahtaya tabii ki de çarpım tablosu da vardı.Ezberlerdik biz de ama o an aklımdan gitmişti 6x3 ü çarpmamıştım.Bir defa sordu yanıt alamayınca ayağımıza vurdu, bir daha sordu tekrar yanıt almayınca ayağıma bir daha vurdu. Çok ağrımıştı ayaklarımız. Öğretmenimizin elinden sopayı alarak fırlattım. Öğretmenimiz tekrar vurunca ben de kurtulmak için müdürün yanına kaçtım.
Öğlenci devreye geçip o sınıftan ayrıldım.Geride kalan üç arkadaşım da o okuldan ayrıldılar.O günden sonra matematik benim istemediğim sevmediğim bir ders oldu.
Orta öğretimde 8. sınıfta matematikte aynı muameleye başka bir öğretmen tarafından maruz kaldım. Matematik benim için bitmişti ta ki dün gece o yazıyı okuyuncaya kadar.Çok etkiledi beni hocam.Kendime söz verdim,bunu yeneceğim...
Saygılarımla…. Rumuz : Antepli ŞAHİN 20 Kasım 2009
Antepli Şahin’de olduğu gibi matematik korkusu kronikleşmiş bir kişi ‘’Ben kitapları almadan bu korkuyu aşarım derse ancak kendin aldatmış olur.Çünkü ‘’Matematikle Barışıyorum’’ kitabımın önsözünde de dediğim gibi kronikleşmiş matematik korkusu meşe ağaçlarına benzer, siz dallarını budadıkça onlar tekrar daha gür bir şekilde çıkarlar.Bu korkuyu yenmek için korkunun ana sebeplerini çözümledikten sonra köküyle beraber çıkarıp atmaktır.
Acaba kitapları alırsam ödediğim ara boşa giderse diye endişe duyabilirsiniz.Ben bu şekilde düşünenlere iki şey söylüyorum.Kitabımızın bir benzerini piyasada araştırıp bulursanız kitaplarımıza hiç ücret ödemeyiniz.Bu iddiam kitabımın piyasadaki en iyi matematik kitabı olduğu iddiası değildir.Tabii ki piyasada matematik ustalarının daha değerli kitapları var ama kitabım olaylara sınıf öğretmeni gözüyle bakan ilk kitap olma özelliği taşıyor.Yoksa bizim öğrencilerimiz İleriki yıllarda matematiğin sırlarına vakıf olduktan sonra daha iyisini de yazabilirler, yazmaları da gerekir.
İkinci söylediğimde , kitaplarımı okuduktan sonra kitaplar için ödediğiniz paranın karşılığını almadığınızı düşünüyorsanız kitapları iade edip bedelini geri alabilirsiniz.Geçen gün bir anne kitaplarımın içeriklerini çok detaylı şekilde açıklamama rağmen problem çözümleri var zannederek sipariş vermişti.Daha sonra bu kitapların aradığı kitaplar olmadığını söyleyince hemen geri iade aldım.
Matematikle Barışıyorum kitabımın ilk baskısını çıkardığım 2004 yılından bu yana en büyü şikayeti ‘Çarpma Öğretiminde’’ aldığım için bu sorunu çözmeden ‘’Problem Çözümü’’ ile ilgili bir kitap yazmam ilkelerime tamamen ters bir durumdu.Çünkü Rabia Öğretmenin de anlattığı gibi ‘’Ezberle Başlayan Matematik Hüsranla Bitiyordu.’’
Bu bakımdan bana göre ezber sorununu çözmeden problem çözümü içeren bir kitap yazmam bana belki çok para kazandırırdı ama matematik öğretiminde yanlışların devam etmesine neden olurdu.
Bu bakımdan problem çözümünü içeren kitapları 3.adım ve daha sonrası için düşündüm.Bu arada şu mesajları ısrarla vermeye devam edeceğim.
1-Benim nazarımda ve benim kitaplarımı okuyanlar için EZBER ÖLMÜŞTÜR. ( Allah rahmet eyleye )
2-Ezberin ölmesi nedeniyle Eğitimci Necip GÜVEN ‘’Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum’’ kitap serisini anne-babalardan ve bu konuya duyarlı öğretmenlerden gelen taleplere göre yazılacaktır.Necip Hocam bu kitabı kendi başına yazar biz de faydalanırız diyenler boşuna beklemesin.Annelerin isteği, desteği , katkısı ve onayı olmayan hiç bir çalışmada yer almayacağım.
Bu işlere ilk adımı yaklaşık 10 yıl önce atmıştım.Bu 10 yıl bana yaptığım projeler ne kadar değerli ve mükemmel olursa olsun ‘’Annelerin desteğini almayan bir projenin başarılı olma şansı YÜZDE SIFIR olduğunu gösterdi.
Bu bakımdan bu saatten sonra benim açımdan resmi veya gayri resmi kurumların projelerime destek olup olmaması hiç önemli değildir.Fakat anneler için durum çok farklıdır. Çünkü bundan sonra yapacağım tüm çalışmaların tam merkezinde mutlaka ANNELER olacaktır.
En son olarak ta üstüne basa basa ve büyük harflerle ‘’ANNELERİN DESTEĞİNİ ALAN BİR PROJEYİ ENGELLEMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEKTİR.BEN DE BU GÜNDEN SONRA ANNELER PROJELERİMİ DİNLEYİP DESTEKLEYİNCEYE KADAR ÜÇÜNCÜ KİTABI YAZMAYACAĞIM.ÇÜNKÜ ARTIK ANNELERİN DESTEĞİNİ ALMADAN ÇALIŞMANIN BOŞA KÜREK ÇEKMEK OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYORUM.
Şimdi önce basit ve yüzeysel korkuları ele alalım.Matematik konusunda çok kötü anıları olmayan ve toplumdaki genel korkudan etkilenmiş olupta başarısız olanlardaki korku yüzeysel olup bu durumda olanlar kitaplarımızı alıp okurlarsa daha faydalı olmakla birlikte kitaplarımızı almadan da yalnız hikayeler.netteki ve kişisel web sitemizdeki yazıları okuyarak bu korkuyu aşabilirler.Bu türe örnek olarak aşağıdaki öğrencileri gösterebiliriz.
Merhaba ben Sıla, matematikten çok korkuyorum. 6. sınıfa gidiyorum. Derslerde başarılıyım ama sınav önüme gelince ağlayacağım çıkıyor ve ağlıyorum, dikkatimi sınava veremiyorum. Bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Yorum yazan: sıla | Mayıs 6, 2008
Merhaba Sıla .Siteyi bölüm bölüm, şiirler de dahil sabırla sonuna kadar oku.Aradığın cevabı bu yazıların birinin içinde mutlaka bulacaksın.Daha sonra da benim ”Matematikle Barışıyorum” kitabımı okursun…Ondan sonra da olusun bir füze … Daha sonra da yaşadığın güzel gelişmeleri sitemizin yorum köşesinde paylaşırsın. Korkularının yendiğinde başarılı olacağına inanıyorum.Eğer yaşadığımız her başarısızlık hayatımızın sonu olsaydı çevremizde çok az başarılı insan olurdu.
Sana bir sır vereyim mi? Ben bile öğrenciliğimde çok parlak bir öğrenci değildim.Daha sonra zar zor okuyup öğretmen oldum.Öğretmenken kitap okuyarak kendimi geliştirdim.Ve ”Matematikle Barışıyorum” adlı kitap bile yazdım.Yıllar sonra rastladığım okul arkadaşlarıma yazdığım kitabı gösterince şaşkınlıktan gözlerinin fal taşı gibi açılışını senin de görmeni isterdim.Daha sonra ”Bu kitabı hakikaten sen mi yazdın?” diye şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar.Sana inanıyorum ve bir daha ki sefere güzel haberlerini, bekliyorum.
Necip GÜVEN Eskişehir
Merhaba ben Sıla, daha önce yardım istemiştim, bana çok yararı oldu.Matematikten artık korkmuyorum ,sınav notlarımda düzeldi.Size çok teşekkür ederim darısı diğer arkadaşlarımın başına .... Yorum yazan: sıla | Haziran 9, 2008
Harikasın Sıla,Nasıl başardığını yaz da arkadaşlarına da faydan olsun.Çünkü sizin söyledikleriniz benimkinden daha etkili oluyor.Bir de benim kitabımı okusan daha inanılmaz işler yaparsın.Sizlerden güzel haberler aldıkça doya doya sevinç gözyaşları dökeceğim.Biraz sulu gözlüyüm de..
13 yaşındayım matematik dersine o kadar çalışmama rağmen hiç aklıma bir şey girmiyor. Ne olur yardımcı olun.çok zorlanıyorum. ( Büşra 12 Kasım 2008 )
Necip öğretmenim ben 13 yaşındayım.Büşra arkadaşımla aynı sınıftayım.Matematiği bana Hümeyra öğretmenim sevdirdi fakat bu sene ne kadar çalışsam da hiç bir şey anlayamıyorum .Bunun kendimden kaynaklandığına inanmıyorum, çok çaresizim. ( Buket 12 Kasım 2008 )
Cevap :Büşra ve Buket Hanımlar Merhaba .Hemen iyi gelecek mucize hapımız yok.Sitemizdeki yazıları sabırla okuyun.Çünkü erkekler belki öğrencilik kurtulabiliyor ama bayanlar için kolay kolay kurtuluş yok. Çünkü ne kadar kaçarsan kaç bu gün öğrenci, yıllar sonra da anne olarak karşına çıkacak.İnanmazsan sitemizdeki yazıların sonundaki yorumları okuyun.Çünkü yardım isteyenlerin çoğu çaresiz oldukları için çocuklarına nasıl yardımcı olmaları gerektiğini soruyorlar.Sabırla sitemizi izlemeye devam edin, çünkü içindeki korkuları yenip uçuşa geçmek için önce içindeki korku buzlarını yavaş yavaş eritmeniz gerekiyor.Haydi Büşra , haydi Buket inanırsanız ve gayret ederseniz başarırsınız. Başardıktan sonra da matematikle ilgili güzel haberlerinizi sitemizin yorum bölümüne yazarsınızz.” Matematikle Barışıyorum” kitabımı alıp okursanız o zaman daha da faydalı olur.Ama alma şansınız yoksa sitemizdeki yazıların hepsini yavaş yavaş, sindire sindire okumanız da yeterli olur.Aradığınız yazı hangisi ben bilemem ama yazılardan mutlaka biri size yol gösterecektir. Nasıl herkesin hastalığına farklı ilaçlar iyi geliyorsa her öğrenciyi etkileyecek yazı farklı oluyor.Büşra, Buket Hanımlar pes etmeyin , inanırsanız başarırsınız !
Öğretmenim gerçekten benden kötüleri de varmış.Buket ile beraber bir kitap aldık , süper öğretiyor.Sizin de sayenizde yazılıdan yüksek not aldım.Çok teşekkürler …(Büşra, Buket 2 Aralık 2008 )
Buket’ten Yeni Yıl Mesajı !
Öğretmenim sağ olun matematiğimi düzelttim ama daha da düzelteceğim. Sınıfımdaki en yüksek not benim. Bütün arkadaşlarım bunu nasıl yaptığımı sordular. Ben de Necip öğretmenin sayesinde dedim. ÇOK ÇOK TEŞEKÜR EDERİM, BAŞARIM SİZİN SAYENİZDE 97 ALDIM. 6 Ocak 2009
İkinci bölüme girenlerde matematik korkusunun temelleri çok derinlerde olduğu ve kronik bir hastalık gibi çok ilerlediği için bu durumda olanların bu durumdan kurtulması için kitaplarmızı da alarak okuması ve Rumuz Antepli Şahin gibi matematik korkusunun oluşma nedenin doğru şekilde teşhis etmesi lazımdır.Nasıl hastalıklarda teşhis doğru olmayınca tedavi için kullanılan ilaçlar boşa gidiyorsa o kişinin yalnızca yazılarımızı okuması maalesef yeterli olmuyor.Bu duruma en iyi örnek Rumuz Antepli Şahin’dir.
Kitaplarımı alan Antepli Şahin daha kitabı bitirmeden matematik korkusunun neden oluştuğunu fark ederek bizimle paylaştı.
Necip Hocam, kitaplarınızı okumaya başladım.Bir noktayı buldum ; demek ki benim yıllarca matematikçi dediğim kişiler birer matematik öğreten kişilermiş.Demek ki ben onları gözümde çok büyütmüşüm hocam.Bu küçük bir izlenimdi....
Kitabı okuyup,değerlendirmelerimi yapacağım hocam.Bana lazım olan soru bankaları konu anlatımlı kitaplar değilmiş, bana lazım olan korkumu yenecek bu kitapmış. Tekrar çok teşekkür ederim hocam.Emeğinize sağlık, bakalım daha neler neler var ?
İYİ AKŞAMLAR HOCAM… 19 Kasım 2009
MATEMATİK GEÇMİŞİM !
Hocam dün kitapta bir yazı okudum Elif Dinçer adında bir bayanın yazısıydı.Bende acayip bir bilinçaltı fırtınası , bir korku bir heyecan yarattı.Tamda beni açıklıyordu. Matematik geçmişimden size bahsetmek istedim.Bu arada kafanızı şişiriyorum hocam kusura bakmayın.
İlkokul 3 sınıfta çarpma işlemi vardı matematik dersimizde.Sınıf öğretmenimiz bir o kadar yaşlı ve hayatından bıkmıştı bu bıkkınlığı bize uygulardı.Dün hatırladım 10 yıldan sonra dün o yazı aklıma getirdi.
Hiç unutmam bir matematik dersi öncesi bahçede arkadaşlarım matematikten ne yapacağız diye üzülüyor kimileri öğretmenimizin sopasından korkuyor kimileri kaçmak için okul duvarına bakıyor.
Derse girdik öğretmenimiz bizi tahtaya kaldırdı.Ben titreye titreye tahtaya kalktım, küçüktüm o zamanlar, çarpma işlemi yazmıştı tahtaya tabii ki de çarpım tablosu da vardı.Ezberlerdik biz de ama o an aklımdan gitmişti 6x3 ü çarpmamıştım.Bir defa sordu yanıt alamayınca ayağımıza vurdu, bir daha sordu tekrar yanıt almayınca ayağıma bir daha vurdu. Çok ağrımıştı ayaklarımız. Öğretmenimizin elinden sopayı alarak fırlattım. Öğretmenimiz tekrar vurunca ben de kurtulmak için müdürün yanına kaçtım.
Öğlenci devreye geçip o sınıftan ayrıldım.Geride kalan üç arkadaşım da o okuldan ayrıldılar.O günden sonra matematik benim istemediğim sevmediğim bir ders oldu.
Orta öğretimde 8. sınıfta matematikte aynı muameleye başka bir öğretmen tarafından maruz kaldım. Matematik benim için bitmişti ta ki dün gece o yazıyı okuyuncaya kadar.Çok etkiledi beni hocam.Kendime söz verdim,bunu yeneceğim...
Saygılarımla…. Rumuz : Antepli ŞAHİN 20 Kasım 2009
Antepli Şahin’de olduğu gibi matematik korkusu kronikleşmiş bir kişi ‘’Ben kitapları almadan bu korkuyu aşarım derse ancak kendin aldatmış olur.Çünkü ‘’Matematikle Barışıyorum’’ kitabımın önsözünde de dediğim gibi kronikleşmiş matematik korkusu meşe ağaçlarına benzer, siz dallarını budadıkça onlar tekrar daha gür bir şekilde çıkarlar.Bu korkuyu yenmek için korkunun ana sebeplerini çözümledikten sonra köküyle beraber çıkarıp atmaktır.
Acaba kitapları alırsam ödediğim ara boşa giderse diye endişe duyabilirsiniz.Ben bu şekilde düşünenlere iki şey söylüyorum.Kitabımızın bir benzerini piyasada araştırıp bulursanız kitaplarımıza hiç ücret ödemeyiniz.Bu iddiam kitabımın piyasadaki en iyi matematik kitabı olduğu iddiası değildir.Tabii ki piyasada matematik ustalarının daha değerli kitapları var ama kitabım olaylara sınıf öğretmeni gözüyle bakan ilk kitap olma özelliği taşıyor.Yoksa bizim öğrencilerimiz İleriki yıllarda matematiğin sırlarına vakıf olduktan sonra daha iyisini de yazabilirler, yazmaları da gerekir.
İkinci söylediğimde , kitaplarımı okuduktan sonra kitaplar için ödediğiniz paranın karşılığını almadığınızı düşünüyorsanız kitapları iade edip bedelini geri alabilirsiniz.Geçen gün bir anne kitaplarımın içeriklerini çok detaylı şekilde açıklamama rağmen problem çözümleri var zannederek sipariş vermişti.Daha sonra bu kitapların aradığı kitaplar olmadığını söyleyince hemen geri iade aldım.
Matematikle Barışıyorum kitabımın ilk baskısını çıkardığım 2004 yılından bu yana en büyü şikayeti ‘Çarpma Öğretiminde’’ aldığım için bu sorunu çözmeden ‘’Problem Çözümü’’ ile ilgili bir kitap yazmam ilkelerime tamamen ters bir durumdu.Çünkü Rabia Öğretmenin de anlattığı gibi ‘’Ezberle Başlayan Matematik Hüsranla Bitiyordu.’’
Bu bakımdan bana göre ezber sorununu çözmeden problem çözümü içeren bir kitap yazmam bana belki çok para kazandırırdı ama matematik öğretiminde yanlışların devam etmesine neden olurdu.
Bu bakımdan problem çözümünü içeren kitapları 3.adım ve daha sonrası için düşündüm.Bu arada şu mesajları ısrarla vermeye devam edeceğim.
1-Benim nazarımda ve benim kitaplarımı okuyanlar için EZBER ÖLMÜŞTÜR. ( Allah rahmet eyleye )
2-Ezberin ölmesi nedeniyle Eğitimci Necip GÜVEN ‘’Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum’’ kitap serisini anne-babalardan ve bu konuya duyarlı öğretmenlerden gelen taleplere göre yazılacaktır.Necip Hocam bu kitabı kendi başına yazar biz de faydalanırız diyenler boşuna beklemesin.Annelerin isteği, desteği , katkısı ve onayı olmayan hiç bir çalışmada yer almayacağım.
Bu işlere ilk adımı yaklaşık 10 yıl önce atmıştım.Bu 10 yıl bana yaptığım projeler ne kadar değerli ve mükemmel olursa olsun ‘’Annelerin desteğini almayan bir projenin başarılı olma şansı YÜZDE SIFIR olduğunu gösterdi.
Bu bakımdan bu saatten sonra benim açımdan resmi veya gayri resmi kurumların projelerime destek olup olmaması hiç önemli değildir.Fakat anneler için durum çok farklıdır. Çünkü bundan sonra yapacağım tüm çalışmaların tam merkezinde mutlaka ANNELER olacaktır.
En son olarak ta üstüne basa basa ve büyük harflerle ‘’ANNELERİN DESTEĞİNİ ALAN BİR PROJEYİ ENGELLEMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEKTİR.BEN DE BU GÜNDEN SONRA ANNELER PROJELERİMİ DİNLEYİP DESTEKLEYİNCEYE KADAR ÜÇÜNCÜ KİTABI YAZMAYACAĞIM.ÇÜNKÜ ARTIK ANNELERİN DESTEĞİNİ ALMADAN ÇALIŞMANIN BOŞA KÜREK ÇEKMEK OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYORUM.
Etiketler:
ders korkusu,
Matematik korkusu,
matematik sorunu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)